3 Ekim 2011 Pazartesi

~amaçsızlaşmak~

bazen durup dururken beni bir karamsarlık sarar...hiç nedensiz demiyorum tabi...
sevdiğim birinin sıkıntısı bile bana yük olur zaman zaman...
umutsuzluğa kapılırım böyle anlarda...
bugün de böyle duygularım zihnime firar etmişti.
okuduğum okuldan dolayı ve bazı "aslında dert etmeye değmez" türünden ufak,hafif, günlük huzursuzluklar birden bire çaya gelmiş gibi bir baskınla gelince, ortalığı toplamadan kapıyı açmak zorunda kalıyorum.sonra da kıyıdan köşeden bulduğum fikir ve bunalım parçalarını daha sonra katlamak üzere dolaba tepiştiriyorum.
bu dağınık çamaşırlarım zaman zaman dolabın kapağından taşarak, kahvenin ateşi söndürmesi gibi tüm umutlarımı söndürüyor.
tabi benim yaşımda birinin toparlanması uzun sürmez...en azından farklı alanlarda pek çok şeye ilgim var.
ama o umutsuzluk anlarında ağlamak istiyorum yapamıyorum.bazen kendi gözyaşlarım bile bana ihanet ediyor....
neden burdayım diyorum...annemi babamı özlüyorum.
hatta dizi izlemek bile beni kesmiyor.o kolleksiyonunu yaptığım aşırı hd dizileri bile gözüm görmez oluyor.
"yalan dünyaa herşey bomboş hancı sarhoş yolcu sarhoş" modunda bi müddet gezinip etrafımdakilere
"çok sıkıldım aman nasıl bunaldım...çok sinirliyim içim daraldı..." deyip onları da benimle beraber zihnimin karanlığına çekmek istiyorum.
bazen de anlaşılmak istiyorum insanlar tarafından...sadece bakışımla...ama ben anlıyor muyum bakışlardan ki??
sadece annemin sinirli bakışlarından anlarım ben :D
herşeyi Yaradan sana bi amaç vermiş...bu sene burda olman yeni biriyle tanışacağın içindir belki...
o kişi hayatını değiştirecek kişi olabilir....
avunuyorum avutuyorum kendimi...
dış etkenlere bağlı ruhsal yaşantıma yol çiziyorum...
iki gün sonra hadiii yelkenler fora!!! savruluyorum bi daha :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder